Bu makale musaozsari.com için hazırlanmış bir misafir yazıdır.

Gün geçmiyor ki, yeni bir cinsel saldırı, taciz ya da tecavüz haberi ile karşılaşmayalım. Artık rutin bir duruma gelen bu duruma tepkisiz kalmaya başlamamız, belki de ülkemiz için tehlike çanlarının daha hızlı çalmasına neden oluyor. Aslına bakılırsa bu tip olaylara karşı gösterilen toplumsal tepki, bazı durumlarda üst seviyede görülse de, çok kısa zamanda unutma alışkanlığımız nedeniyle, kanun koyucular üzerinde yeterli bir toplumsal baskı unsuru oluşturulamamaktadır. Bu da soruna yönelik hukuk alt yapısının tamamlanmasını önündeki en büyük engeldir.

Geçtiğimiz yıl yine, kadına ve çocuklara karşı gerçekleştirilen yüzlerce cinsel saldırı haberleri gündemimizdeydi. Olayın sıcaklığı ile oluşan toplumsal tepkiler, bazen toplumsal cinnet boyutuna ulaşıp taciz ya da tecavüz ile suçlanan şahısların linç edilmeye çalışmasına kadar çıkıyor. Fakat kısa bir süre içinde, gündemin başka bir konuya evrilmesi ile olay, hiç yaşanmamış gibi bir hale gelebiliyor ve yeni ve daha vahşi bir cinsel taciz olayına kadar sular duruluyor.

turkiyede cinsel saldiri

Aslında bu olayın temellerinde, toplum genelinde yaygın olan cehalet, saygısızlık ve umursamazlık yatmaktadır. Bu noktada kendimize sormamız gereken şeyin “Ne Oldu Bize” sorusu olduğuna inanıyorum. Gerçekten de ne oldu bize? Neden bu denli saygısız ve hoyrat yetişir olduk? Neden birbirimize, kadına ve çocuğa düşman olduk? Neden en kutsal varlığımız olan annelerin de bir kadın olduğunu unutup, karşı cinse bu aşağılayıcı durumları yaşatıyoruz? Neden sadece kendimizi dünyanın merkezine koyup, başkalarını değersizleştiriyor ve yaşam hakkı tanımıyoruz? Şartlar mı değişti, yoksa şartları değiştirmek işimize mi geldi?

Şunu hatırlatmak isterim ki, kültürümüzden gelen temel değerlerimiz ve evrensel ahlâk kuralları, toplumu bileştiren çimentolarımızdır. Bunları kaybetmemiz, birçok hassasiyetimizin de yitirilmesine, toplumsal problemlere ve birlik beraberlik ruhumuzun ölmesine yol açar. Toplumca konsensüs edilmiş ortak temel değerlerin tekrar gözden geçirilip, kadın ve çocuk haklarının eğitim sistemlerinde detaylı irdelenmesi gerekli ve zorunludur.

Aksi halde hiç istenmeyen ölçülerde kadına ve çocuğa yönelik taciz ve tecavüz olaylarında artışlar, aykırılıklar, nezaketsizlikler ve de acımasızlıkların toplumda kök salacak olması işten bile değildir. Kadına ve çocuğa gereken hassasiyetin ve saygının gösterileceği günler temennisiyle…

Misafir Yazar: Bir Tutam Hukuk

Bloğumuz hukuk alanına ilgi duyanlar, hukukçular ve tüm meraklıları için kurulmuş bir blog sayfasıdır.
Bloğun Gayesi:

1.Hukukçu ve hukuk fakültesi öğrencilerine yarar sağlamak, eğitim hayatlarında yardımcı olmak.
2.Güncel konuları hukuk penceresinden değerlendirmek.
3.Kişisel olarak yazılmış yazıları barındırır.

Yazarlarımız hukuk fakültesi öğrencisi veyahut hukuk fakültesi mezunlarından oluşmaktadır.
Reklamlar