sonsuz-askSonsuzluk

Her insan sevdiği kişiyle birlikte olmayı hayal eder. Onunla yaşayıp, onunla sonsuza karışmak ister. Sadece yaşamak değil, onunla ölmek de ister. Hayaller kurar hep. Ya uzun bir birliktelik ya da evlilikle sonuçlanan bir  hayat ister. Sonsuzca sever. Sevgisinin sonsuz olduğunu bilir.

Ama bazısı vardır ki… Herkes gibi sever o da. Hayaller kurar. Her fısıltıdan güzel bir söz çıkartır, hediye eder  sevdiğine. Her buluttan bir gül yapar, uzatır sevdiğine. Her suskunluktan şiir yazar… Doğumunu, onu sevdiği  andan itibaren başlatır. Ölümüyse ondan ayrıldığı gündür. Evet, o da herkes gibi sever. Onun da sevgisi sonsuzdur. Ama tek farkı, onun sevgisi ‘son’suzdur. Hayaller kurar ama bir sonu yoktur. Bir gelecek yoktur onlar için. Sever, sever ama hep hatırlar bir gün biteceğini. Bir gün sevdiğinin gideceğini bilir. Ne onunla yaşayabilecek ne de onunla ölebilecektir. Belki bir daha sesini duyamayacaktır. Hiçbir zaman sevgili olamayacak, hep sevdiğim diye hitap edecektir. Peki, bu durumdayken sevgisini azaltır mı insan? Ya da ayrılmaya mı karar verir? Unutur mu? Unutmaya çalışır mı? Pişman mı olur yoksa sevdiği için?

Hayır… Koskocaman bir “hayır”… Ne unutur sevdiğini ne de pişman olur sevdiğinden. Daha da çok sever. Daha da bağlanır sevdiğine. Daha da çok hayaller kurar. Çünkü onunla olduğu süre boyunca hayal kurmak ister. Bırakın onunla birlikte olmayı, bir daha hayal kurma fırsatı bile olamayacaktır. Hiç bir şey onu sevgisinden vazgeçiremez ki. Sımsıkı sarılır sevgisine. İlk gün ki gibi sevmez hiç, her gün bir başka sever. Her gün bir fazla sever. Olabildiğine içinde hisseder sevdiğini, çünkü bir daha göremeyecektir onu. Bir daha duyamayacaktır sesini. İşte bu sebepten… Sevdiğini içine çeker nefes gibi. Öyle bir içine çeker ki, ne sigara dumanı gibi ne de oksijen gibi… Tüm sevgisini içine çeker… Tüm hatıralarını, tüm güzel günleri çeker içine… Çeker ve bırakmaz dışarı. Bırakmaz, çünkü sevdiğinden ne kadar çok bir parça koparabilirse kardır onun için.

Gerçek sevgi nedir diye sorarsanız bir gün kendinize, sadece düşünün: Sonu olmayan bir sevgiye atar mısınız kendinizi(ateşe atlamak gibi)?  ‘Son’suz bir sevginin kurbanı olur musunuz? Bir hayalet için hayaller kurar mısınız? Yapamam diyorsanız, kusura bakmayın siz hiç gerçekten sevmemişsiniz.

Reklamlar