Şiirlerim - Musa Özsarı

Şiirlerim

Ayrı ayrı sayfalarda paylaştığım şiirlerimi tek bir sayfada toplama kararı aldım. Umarım beğenerek okursunuz.

Bizim Aşkımız Şiirdi

Bizim aşkımız denizdi,
Deniz kabardı,
Biz boğulduk.

Bizim aşkımız ateşti,
Ateş yükseldi,
Biz yandık.

Bizim aşkımız rüzgardı,
Rüzgar fırtına şimdi,
Biz kaybolduk.

Bizim aşkımız çiçekti,
Çiçek soldu,
Biz de solduk.

Bizim aşkımız çocuktu,
Çocuk büyüdü,
Biz küçüldük.

Bizim aşkımız yazdı,
Yaz kışa döndü,
Biz üşüdük.

Bizim aşkımız kalemdi,
Kalem tükendi,
Biz silindik.

Bizim aşkımız meyveydi,
Meyve olgunlaştı,
Biz ham kaldık.

Bizim aşkımız güvercindi,
Güvercinler uçtu,
Biz kalakaldık.

Bizim aşkımız şiirdi,
Şiir yarım kaldı,
Biz de…

Gidemedim ki

Gidemedim ki…
Bu gece gitmek istedim senden
Ama yapamadım.
Sen gidebilir misin ki benden?
Denedin ama yapamadın.

O zaman neden gidelim?
Kolay mıdır gitmek sence?
Peki, biz olmak kolay mıydı?
Kolay mıydı seni sevmek?
Ya beni sevmek?
Hiç biri değildi biliyorsun.
Ama sen gidecek misin kolayca?
Ben gidemedim ki,
Güzel gözlerine bakınca…

Ya benim gözlerim?
O kadar kolay mı,
Başkasına bakabilmek?
Başka sese alışmak?
Başka elleri tutmak?
Başkasına yaslanmak?
Benim için kolay değil.
Ne gitmek, ne de unutmak.

Sana göre kolay mı sandın?
Eğer öyle düşündüysen,
Bil ki çok iyi aldandın.

O kadar ki

O kadar acizim ki
Nefret bile edemiyorum senden
O kadar mutsuzum ki
Adını bile
unuttum mutluluğun
O kadar susuzum ki
Su diye hayallerini içiyorum

O kadar korkağım ki
Sevmedim onu diyemiyorum kendime
O kadar çelişkiyim ki
Ölmek ile yaşamak arasındayım
O kadar şaşkınım ki
Nasıl bırakıp gittin
O kadar sessizim ki
İçime haykırıyorum saatlerce
O kadar hatalıyım ki
O beni sevmedi diyebiliyorum
O kadar düşkünüm ki
Düşüp duruyorum senden aşağıya
O kadar düşüncesizim ki
Seni güneşe benzettim hep
O kadar karanlığım ki
Sen bile aydınlatamıyorsun beni
O kadar yaralıyım ki
Hiçbir ilaç fayda edemedi bana
O kadar karamsarım ki
Geleceğim geçmişte kaldı artık
O kadar yalancıyım ki
Seni sevmiyorum artık
O kadar kalpsizim ki
Aldın kalbimi vermiyorsun
O kadar isyankârım ki
Yer düşümüne meydan okuyorum
O kadar masalım ki
Bir varmışım bir yokmuşum
O kadar sonsuzum ki
Hemencecik bitiyorum ellerinde
O kadar güçlüyüm ki
Sensizliğe bile kafa tutuyorum

Değil

Karanlık, sensizlik kadar karanlık değil
Sessizlik, senin susman kadar sessiz değil
Aydınlık, senin yüzün kadar aydın değil
Karamsarlık, seni kaybetmek kadar karamsar değil

Soğuk, yanında olamamaktan soğuk değil
Sıcaklık, sana sarılmak kadar sıcak değil
Uzaklık, senin gidişin kadar uzak değil
Umut, senin sevgin kadar umut dolu değil

Susuzluk, sana susuz kalmak kadar zor değil
Özlem, kokunu özlemek kadar acı değil
Gülmek, senin gülüşün kadar güzel değil
Korkmak, seni kaybetmek kadar korkunç değil
Kaçmak, sevginden kaçmak kadar imkânsız değil

Umut Yaşarken Ölmek

Güneş çekilir yalnızlığına
Bulutlar bürünür kömür karasına
Ardından ay çıkar semaya
Ve sonra yıldızlar…
Milyonlarca yıldız…

Ve sevda denizinde
Umutlu fakat acıyla dolu ben…
Gemimdeyim.
Seni arıyorum.
Neredesin?
Yıldızlar ve ay
Söyleyin nerede Leyla’m?
Nerede yaşama sebebim?
Söylemiyorlar,
Belkide bilmiyorlar.

Uçsuz bucaksız deniz
Gecem yine sensiz
Tek başımayım çaresiz.

Fırtına çıkar birden
Böler yalnızlığımı
Umutlarımı döker denize
Acılarımla baş başa kalırım,
Denize karışır gözyaşlarım.
Deniz kızıla döner birden
Çünkü kan ağlarım,
Ağlamaksa eğer bu.
Param parça olur gemim
Tüm umutlarımı alır götürür deniz
Yıldızlar bile ağlar halime
Fırtına susar saygısından
Belki o da anlamıştır hatasını
Kendini alamaz ağlamaktan
Dur!bir ışık görünür uzaklardan.
Kaybettiğim umutlarım
Birer birer döner bana
Bir sonraki seferime hazırlanırım
O ışık sensin biliyorum
Gözlerinin yansıması bu.
Göz kırpıyorsun
Gelmemi istiyorsun
Geleceğim…
Yıllar bir ömür sürse bile

Umutluyum umut kaybetmek olsa da
Biliyorum ulaşmak zor sana
Savaşırım bıkmadan acıyla
Acı benim için dosttur, artık
Sensizlik varken yanı başımda…

Umut; yaşarken ölmek…

siirlerim

Kafesten Uçuş

Saatler alabildiğine uzun,
Günlerse alabildiğine kısaydı.
Geçmiyordu vakit
Diyordu birisi içimden
Ne duruyorsun kalk git.
Gidecektim,
Ama nereye?
Gidecek yerim var mıydı?
Dertleşecek yarim var mıydı?
Yoktu!
Tek dostum yalnızlığımdı
Ama o da
Acı veriyordu bana.

Kafesteki kuş misali
Çıkmak istiyordum kafesimden.
Ama kafesimi
Aralayacak kimsem yoktu.
Ama dur!
Sen çıka geldin
Bilinmezliklerin içinden.
Tuttun,sıkı sıkı yapıştın ellerimden,
Çıkardın beni
Hapis olduğum kafesten.
Sendin artık,
Sendin benim efendim
Bense senin kölendim.

Seninle ağlamak bile
Benim için dünyadaki
Tüm güzelliklerden  güzeldi,
Çünkü yanımdaydın sen
Sen denizine doğru
Açabiliyordum bir yelken.
Yanımdaydın diyorum
Yanımdaydın gerçekten.

Geçmiş zaten unutulmaz,
Ama sen geçmişim değilsin.
Sen geleceğimsin,
Sen hayalimsin.
Gecemi aydınlatan ay parçam,
İçimi ısıtan güneşimsin.

Umarım ki kaderimsin…

Hayat…?

Hayat nedir…?
Bir boşluk mu yoksa?
Ya da tam tersi…
Sevmek midir hayatı dolduran?
Belki de tam tersi…
Aşk mı hayatı bitiren?

Dön Gel Geri

Dön gel geri dedim sana.
Kabul ederim günahını da sevabını da.
Geri geldin, bana döndün.
Sözüm ona özlemimi dindirdin
Neşem oldun, unuttun ama yine
Aylar bile geçmeden
Verdiğin sözleri.
Çıkmaz dedin dilimden
Gidiyorum sözleri.
Unuttun mu yar?
Geçmişin hatalarını
Telafisiz günahlarını…

Sözler tutulmak mı
Yoksa unutulmak için mi?
Seviyorum değişin
Affedilmek için mi?
Yoksa kalbinden geldiği için mi?

Güvenmek istiyorum sana
Almak istiyorum ellerini avucuma.
Tutupta bırakmamak istiyorum.
Ama bil ki sevgili!
Seni gönlümde
Kapalı tuttuğum günler
Kaldı geride.
Açıktır artık kalbim
Özgürsün gitmeye.
Olma artık kanayan yaram
Olacaksan derman ol derdime.

Bu kez son artık
Ne geri dönülecek limanım
Tükendim artık
Ne de affedici bir adamım.
Gidersen bir daha
Ahım da sanadır isyanım da.
Değildir Allah’a!

Kömür Yarası Geceler

Gündüzler geceye dönüştü
Geceler daha da karanlık artık
Şehri bir hüzün kapladı
Anaların, babaların
Eşlerin, çocukların yüzü gülmüyor
Yıllardan 2014, aylardan Mayıs

Güneş üşüyor bugün
Yarabbi vicdansızların sesini kıs
Günlerden acı bugün
Bugünü hiç unutmayız

Dillerde sadece iki hece
Veriliyor uğruna bir ömür
Artık günler hep gece
Ölümün adı kömür

Utansın kirli yürekler
Vicdana gelsin artık
Sussun yalancı diller
Ölümün adı kömür

Elimizden gelen yok
Kaldırın elleri semaya!
Hikmeti de merhameti de çok
Yalvaralım güzel Yaradan’a!

gece siirleri

Ellerini Eller’e Uzat

Bir ‘’ÖZLEDİM’’ yeterdi
Her şeyi bırakıp
Sana dönmeme.
Neden yaptın bunu
Beni üzmek için mi?

Yoksa kendini mi?
Umut vardı hep
Uzaklarda bir yerlerde
Ama artık?
Ne umut var
Ne özlem
Ne sevda
Ne de aşk…
Sana karşı beslediğim
Ne varsa gitti
Bir kuş misali.
Kaybetmek sana da zordu
Ve bana da zordu.
Ben seçmedim elleri
Sen neden seçtin ki?
Mutlu ol artık
İstediğin oldu
Yaptığın şeyler
Önüme duvarlar ördü.
Çamura batsaydın
Uçurumdan düşseydin
Dertten ölseydin de
Gittiğin eller olmasaydı.
Mutlu ol sevin
Artık zafer senin
Ne ben kaldı
Ne çok sevdiğin
Ne de çok özlediğin.
Ama sus artık
Başkası umrumda değil
Ama bana hep
Hep yabancı kal artık.
Farkında değilsin ama
Katilsin artık
Kızıyorum sana
Beni öldürmene değil de
Sevdiğim ‘’SENİ’’ öldürmene.
O saf kızı öldürdüğünü
Ne geçmiş affeder
Ne de ben
Umrunda mıdır bilmem.
Şimdi git artık
Yıktığın tüm umutlarla!
Şimdi git artık
Ne gönlüm kabul eder
Ne de ellerim.
Gittiğin gibi kal
Duvarlarının arkasında.
Kalmadı tek bir hayal
Artık benim de duvarlarım var.
Sus artık!
Öldürdün bari
Saygı göster cesedime.
Kırsaydın o elleri de
Elleri tutmasaydın…

Silinir Bir gün

Her bir başlangıç
Bir sonun şiiridir.
Yazılmış olan
Elbet bir gün silinir.

Acının anlatamadığı
Sana değildir isyanı.
Yazarak anlatamadığım
Sana değildir sözlerim.
Yokluğuna değildir isyan
Aç kapını durma
Benimkinden farklıdır dünyan.
O yüzden sesleniyorum
Sana son bir kez:
”Benim özlemim şiirlere
Benim sevdam ancak şiirlere.
Merak buyurma boğulmam sende
Boğulursam ancak şiirlerde…”

Belki

Bırak dönsün dünya
Döner gelir sana.
Dönmezse başkasınındır
Dönerse senin mi?
Bilmem…

Belki benim
Belki de değil.
Benimse güzel
Değilse de.

İster misin dönmesini?
Bilmem belki.
Belkiler çoğaldı
Umutlar azaldı.
Azalan umut mu?
Bilmem belki.

Belkiler çoğaldı
Azalan nedir ki?
Bırak dönsün dünya
Dönen dünya mı?
Yoksa insanlar mı?
Bilmem belki…
Belkiler çoğaldı yine

Hayat zor..
Belki…

Zor

Hiç bir gurbet
Sensizlikten beter değil,
Kokun hala burnumda
Ama yeter değil,
Kalp dayanır mı bu acıya
Ama keder değil,
Hiç yaşamadım ben böyle cefa
Biliyorum kader değil,
Seni gördüm ellerde
Ama aşkım biter değil,
Yarim sen neden gittin ellere
Onlar tutar değil,
Bu yaralı ağlayan gönül
Senden kalan değil,
Benim aşkımı alev sanma
Yakar değil,
Kağıtlar bitmiş
Kalemler ise yazar değil.

Musa Özsarı – Şiirleri