Kis-uykusu-kapak

En İyi Yerli Filmler

Aslında yerli sinemadan pek haz etmem, ya kameranın varlığını hissederim çoğu karede ya tiyatro kökenli oyuncuların abartılı mimikleri batar gözüme ya da beş dakika önce gülerken bir anda ağlatma çabaları sinir eder içimi. Seyirci ne kadar kahkaha atarsa ya da ne kadar ağlarsa film o kadar kalitelidir anlayışı da cabası.

Bu listeyi hazırlarken öncelikle film zevkine sonsuz güvendiğim arkadaşlarımdan biraz fazla tüyo aldığımı itiraf etmeliyim. Aralarında izlemediğiniz varsa yerli sinemadan film çıkmıyor demeden önce mutlaka izlemenizi tavsiye ederim.

3. Kusursuzlar (2013) / IMDB: 6,3

Emine Yıldırım’ın yazdığı Ramin Matin’in yönettiği uzun metrajlı bir dram filmi. İki kız kardeşin hikayesini sade bir dille anlatıyor. Oyunculuklar iyi, ancak yukarıda bahsettiğim o filmi izlerken kameranın varlığını hissetme durumu var kesinlikle. Biraz oyunculardan kaynaklanmış biraz yönetmenden. Ancak bütünsel açıdan film oldukça başarılı. Benim eleştirim önce yazana: kadın tarafından yazılmasına rağmen biraz erk bir dil kullanması beni biraz rahatsız etti açıkçası, ayrıca didaktik diyalogların kullanılması da filmin vermek istediği hissiyatı olumsuz etkilemiş. Filmin en başarılı olduğu taraflardan birisi gerilimi ve merakı sürekli canlı tutması. Bir de iki kız kardeşi canlandıran oyuncuların hikayenin dinamiklerini etkili şekilde sahneye yansıtmaları.

kusursuzlar

2. Kelebeğin Rüyası (2013) / IMDB: 7,9

Yönetmen koltuğunda Yılmaz Erdoğan’ın oturduğu film, bir dram filminden öte bir dönem dizisi bence. Bir yanda Zonguldak’ta yaşayan iki genç şair Rüştü Onur ve Muzaffer Tayyip Uslu diğer yanda yeni yeni yürümeye başlayan bir Cumhuriyet ve modernleşme çabasının başarısızlığı. Film, Suzan’ın Zonguldak’a geri gelmesiyle Rüştü ve Muzaffer ile yakın arkadaş olmalarını ve böylece Rüştü ve Muzaffer’in de şiirle olan arkadaşlığının dostluğa dönüşmesini anlatıyor. Ama olaylar böyle süt liman gitmiyor elbet.

kelebeginruyasi

– Spoiler-

Bu iki genç 1940’lı yıllarda yaşanan veba salgınından nasibini alıyor. Daha da önemlisi o dönemde Zorguldak’ta yaşanan ancak bilinmeyen gerçekler filmle birlikte su yüzüne çıkıyor. Vergisini veremeyen, borcunu ödeyemeyenlerin “mükellefiyet’e tabi” tutularak zorla madenlerde çalışmaya mecbur edilmesi… Zonguldak’a asker olarak gidenlerin çoğunun 3 kuruşa madenlerde çalıştırılarak hayatlarının hiçe sayılması… Zayıf oldukları için kadın ve çocukların yollarda kaldırım taşı dizmeye zorlanmaları… 16 yaşında ergenlerin madene girmeye zorlanmaları vs… Okullarda okutulan hiçbir tarih kitabında yazmayan bu gerçekler bu filmde ortaya çıkıyor. Ve film bu açıdan bize sanatın bir ülke için lüks değil; elzem bir ihtiyaç olduğunu kanıtlıyor. Filmi bu bilgiler için doğrudan ana kaynak olarak kabul etmeseniz bile merak duygunuzu harekete geçirerek sizi araştırmaya sevk ediyor. İşte bu nedenledir ki ben bu filme hiç yönetmenlik kalitesi veya üstün oyunculuk performansı açısından bakamadım.

1. Kış Uykusu (2014) / IMDB: 8,3

Nuri Bilge Ceylan’dan yine sıkıcı bir film 🙂 Ancak iyi yönetmenlik ve oyunculuk sayesinde kendisini sonuna kadar izletiyor ve bravo dedirtiyor. Zaten bol ödül almasından da başarılı olduğu belli. Yüzünü taşraya dönen bu filmin konusu, üç ana karakter etrafından anlatılıyor: Oyunculuktan emekli olduktan sonra küçük bir taşra otelinde çalışmaya başlayan ve kışın bastırması ve kar yağışının artması üzerine uzaklara gitmek isteyen Aydın; kendisine her anlamda uzak ve soğuk olan genç karısı Nihal ve boşanmış olan kız kardeşi Necla. Filmin başrolünde Haluk Bilginer yer alırken, ona Demet Akbağ, Melisa Sözen, Ayberk Pekcan, Serhat Mustafa Kılıç, Tamer Levent, Nejat İşler ve Nadir Sarıbacak eşlik ediyor. Tekrar vurgulamak gerekirse biraz sıkıcı ancak oyunculuğu şahane bir film.

Kis-uykusu-kapak

Bu yazı Entel Aylak tarafından musaozsari.com için yazılmıştır.
Reklamlar